Kullandıkları her kelime ve kurdukları her cümleyle Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i itibarsızlaştırmayı hedefleyenlerin kimi gafilce yapıyor bunu kimi ise haince. Kimi gönül eğlendirme maksadıyla farklı olmaya çalışıyor Sünnet karşıtlığıyla. Kimi de birileri tarafından korkunç bir projenin elemanı olma karşılığında kesbettiği dünyevi menfaatlerle sermest oluyor. Fakat alâ külli hal her iki taife de dünya ve ahiretlerini perişan edecek bir alamete binerek hızla ilerliyorlar uçuruma doğru.

Kur’an’ı bu milletin elinden alamayacaklarını çok iyi bilenler muradullaha uygun Kur’an anlayışını bu milletin hafızasından silmenin çok daha faydalı ve kendi emellerine yarayacak bir iş olduğunu iyi kavradılar. Ve tüm projelerini de bu istikamette ilerletiyorlar. Bu amaca hizmet edecek ne kadar Truva atı varsa fonlama yaparak destekliyorlar.

Müslümanların elinde tamamen batının istediği zihniyetle örtüşen bir Kur’an bırakıncaya kadar devam edecekler buna. “Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler”[1] şeklindeki ayet-i kerime de bir yönüyle buna vurgu yapıyor aslında. Zira bugün içinde bulunduğumuz savaş Batının bize dayattığı ve kabullenmemiz için içimizden insanlar seçtiği muharref İslam anlayışını kabul edip etmeme mücadelesi. Ucunda ise Müslüman görünümlü gavur olmak gibi müthiş bir tehlike yatıyor.

Çünkü onlar Sünnet’in, bu ümmetin sinesinde yatan imanın ardında onu güdüleyen ilahi aşkın tutkalı mesabesinde olduğunun pek farkındalar.

Çünkü onlar, bu ümmetin sinesinde kaynayan Peygamber aşkını söndürmeden hiçbir projede başarılı olamayacaklarının idrakindeler.

Çünkü onlar Ebu Eyyub el-Ensârî Hazretlerini Medine’den Şam’a bir tek hadisi ahz etmek için gönderen şeyin Sünnet-i Seniyye aşkı olduğunu çok iyi biliyorlar.

Çünkü onlar Müslümanları tarihe gömmek maksadıyla geldikleri Çanakkale’de her şeyin bittiğini sandıkları anda “Yetiş ey Muhammed, kitabın elden gidiyor” cümlesiyle savaşın seyrinin nasıl değiştiğini bizatihi yaşayarak müşahede ettiler.

Bu yüzden Sünnete saldırarak ve bu milletin göğsündeki Peygamber itibarını ve aşkını örselemek istiyorlar. Fakat ne proje sahipleri ne de taşeron şahsiyetler sevinmesin: Zira Cenab-ı Hak Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’inin şanını yücelttiğini ifade buyuruyor.

ÖMER FARUK KORKMAZ
————————————
[1] Bakara, 217