Kûfe nahiv medresesi nuhâtı Basralılardan aldığı birikimi zamanla yoğurarak kendilerine mahsus asılları vaz etmişlerdir. Kûfiyyûn, Basriyyûn kadar semâ’ ve kıyasa bağlı kalmayıp sağlam olmayan bilgilere de kıyas yapma yoluna gitmişlerdir. Nahvin fer’i meseleleri incelediğinde Kûfelilerin bu kıyas usulü göze çarpmaktadır.

Ebû Ca’fer er-Ruâsî (ö. 187) ve Muaz b. Müslim el-Herrâ (ö. 187) Kûfe nahiv medresesinin ilk isimleri olarak kabul edilir. Sibeveyh, tenkitlerinde bu mezhebin kurucusu nazarıyla bakılan er-Ruasi’den “Kûfeli” diye bahseder.[1]

Daha sonra kurrâ-i seb’adan olan ve el-Herrâ ve el-Halîl’den ders alan Ali b. Hamza el-Kisâî (ö. 189) bayrağı devralmıştır. İmam el-Kisâî Kûfe medresesinin imamı olarak kabul edilir.[2] el-Kisâî ile Kûfe medresesinin ikinci tabakası oluşmaktadır. Buna paralel olarak Basra mezhebinin dördüncü tabakasındaki isimler yer alır.

Kûfe medresesinin el-Kisâî’den sonraki en önemli temsilcisi Me’âni’l-Kur’ân sahibi el-Ferrâ’dır. el-Kisâî hem kıraat âlimi hem nahivci olup bu iki yönünden biri diğerine galip gelmezdi. Fakat, el-Ferrâ’nın nahivciliği kıraat ve tefsir yönüne galip gelmektedir.[3]

el-Ferrâ ile beraber aynı tabakada el-Ahmer diye meşhur olan Ali b. el-Hasen (ö. 194) ve el-Kisâî’nin talebesi olan, Kitâbü’n-Nevâdir sahibi Ali b. el-Mübarek el-Lihyânî (ö. 220) bulunur. Bir sonraki tabakada Ebû Ca’fer Muhammed b. Sa’dan (ö. 231), Ebû Abdillah Muhammed b. Ahmed et-Tuvâl (ö. 243) ve el-Ferrâ’nın talebesi olan Ebû Ca’fer b. Kâdim (ö. 251) yer alır.[4]

Kûfe medresesinin son nahivcisi olarak Ebu’l-‘Abbâs Ahmed b. Yahyâ Sa’leb (ö. 291) kabul edilir. el-Mecâlis isminde meşhur bir eser yazmış, Kûfe medresesinin birçok görüşünü bu eserinde cem etmiştir. Genelde el-Ferrâ ve el-Kisâî’nin görüşlerini destekleyen Sa’leb bazen kendisi de ictihadda bulunmuştur.


[1] es-Suyûti, el-Muzhir, II/400

[2] Alî en-Necdî en-Nâsıf, Târîhu’n-Nahv, Dâru’l-me’ârif, s.30

[3] Mehdî el-Mahzûmî, Medresetu’l-Kûfe, 2. baskı, Mısır, 1958, s. 127

[4] et-Tantâvî, Neş’etü’n-Nahv ve tarihu eşheri’n-nuhât, Daru’l-me’arif, 2. Baskı, Kahire, s. 120